0


15 Temmuz şehitlerini anma programını arz ederim.

-         Saygı Duruşu
-         İstiklal Marşı
-         Açılış Konuşması
-         15 Temmuz Darbe Girişimi
-         Şiirler
-         Kapanış



2016- 2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ANKARA .................... ORTAOKULU

15 Temmuz şehitlerini anma programını arz ederim.
  
1.     Saygı Duruşu
2.     İstiklal Marşı
3.     Sosyal Bilgiler Öğretmeni Hakan Gezik’in günün anlam ve önemini belirten konuşması
      4. Sosyal Bilgiler Öğretmeni Serpil Yücesan’ın  “Darbe Teşebbüsünün Amaçları” İlgili Konuşması
       5. 7/E Sınıfından Burcu Keleş’in “Darbe Girişiminin Yenilgiye Uğraması” ile ilgili konuşması.
 6. 7/E Sınıfından İrem Laçinok’un “Yapılması Gerekenler ve Önümüzdeki Süreç” ile ilgili konuşması.

        7.  Şair ve Yazar Hakan Gezik’in   “ÖMER HALİSDEMİR’E AĞIT”  
         İsimli Şiiri
       
        8 . Şair Dursun Ali Erzincanlı’nın “30 KUŞ” isimli şiiri.


        9. Ahmet Selçuk İlkan’ın “Demokrasi Şehitlerine” İsimli Şiiri

        10. Aşık İbrahim Demirtaş’ın “KURŞUNLARA DİZİLESİ HAİNLER” İsimli Şiiri

  
    11.Kapanış

Bu Program Sosyal Bilgiler Öğretmeni Hakan Gezik Tarafından Hazırlanmıştır.


                                                                                             Hakan Gezik
                                  

                                                    15 TEMMUZ

                                   ŞEHİTLERİ ANMA PROGRAMI

           Sosyal Bilgiler Öğretmeni   Hakan Gezik’in Günün Anlam ve       
                                   Önemini Belirten Konuşması

2016 Türkiye askerî darbe girişimi ya da darbecilerin verdiği adıyla Yurtta Sulh Harekâtı,   15-16 Temmuz 2016 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup asker tarafından gerçekleştirilen askerî darbe teşebbüsüdür.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin resmî internet sitesi ve TRT'de yayınlanan bildiride ordunun yönetime el koyduğu ifade edilerek ülkede sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiği açıklandı.
İstanbul'daki Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün jandarma tarafından kapatılması ile başlayan süreçte, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman ve yaklaşık 50 kadar milletvekilinin mecliste bulunduğu sırada F-16 savaş uçakları meclis üzerinde uçuş yaparak parlamentoyu dört kez bombaladı. Ankara'nın Beştepe semtinde bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na bombalama girişiminde bulunulsa da başarılı olunamadı, Muğla'nın Marmaris ilçesinde bir otelde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı suikast girişiminde bulunuldu. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak, Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal ve Jandarma Kuvvetleri Komutanı Galip Mendi darbeyi gerçekleştiren askerler tarafından rehin alındı.
Gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk aracılığı ile gerçekleştirdiği bağlantıda darbecilere hiçbir şekilde imkan tanınmayacağını ifade ederek halkı darbeye tepki göstermek için meydanlara ve havalimanlarına çıkmaya davet etti. Çağrının ardından, Türkiye'nin birçok ilinde darbe karşıtı protesto gösterileri düzenlendi.
16 Temmuz sabahı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin gerçekleştirdiği operasyonlar sonucunda darbe girişimi bastırıldı ve askerler silahları ile birlikte teslim oldu. Olaylar sonucunda 104'ü darbe yanlısı asker olmak üzere 300'den fazla kişi hayatını kaybetti, 1491 kişi yaralandı, farklı rütbelerden 8036 asker gözaltına alındı. Yargı ve sivil siyaset mensupları dahil olmak üzere toplam gözaltı sayısı 22 Temmuz tarihi ile birlikte 10 bini buldu. Bunun yanı sıra askerî, idari ve adli kurumlarda birçok kişi görevden alındı.
Gülen Hareketi destekli olduğu öne sürülen askerî darbe girişiminin ardından İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türk Ceza Kanununun anayasal düzene karşı suçlar kapsamında yer alan ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ve Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs’, ‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye teşebbüs’, ‘halkı, Türkiye Cumhuriyeti hükûmetine karşı silahlı isyana tahrik’ ve ‘cumhurbaşkanına suikast’ suçlarından soruşturma başlatıldı. 21 Temmuz'da Millî Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından anayasanın 120. maddesi gereğince üç ay süreyle olağanüstü hâl ilan edildi.
Darbe girişimi, Türkiye siyasi tarihinde 12 Eylül 1980 askerî darbesinden 36 yıl sonra gerçekleştirilen ilk askerî darbe teşebbüsü olarak kayıtlara geçti.























Sosyal Bilgiler Öğretmeni Serpil Yücesan’ın  Darbe Teşebbüsünün Amaçları İlgili Konuşması

                 
               Darbe Teşebbüsünün Amaçları
15 Temmuz gecesi girişilen darbe harekâtının amaçlarına dair yapılacak tespitler, Türkiye’nin kendisini millet ve devlet olarak yeniden inşa etmesi hususuna doğrudan etki edecek niteliktedir. Bu bağlamda darbenin amaçlarını ana hatlarıyla şöyle sıralamak mümkündür:
·         - 15 Temmuz darbe girişimi, son tahlilde bütün İslâm dünyasının istikbalini ve istiklalini hedef almış, gün geçtikçe belirginleşen bağımsızlık iradesini sekteye uğratmayı amaç edinmiştir.
·         - Batı’nın İslâm dünyasında önemli bir güç olarak gördüğü Türkiye’nin Batı’dan bağımsızlaşma eğilimine yönelik gerçekleştirilmiştir.
·         - Doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsını hedef almıştır. Erdoğan’ın Batı tarafından dile getirilen -ve kendileri açısından- “güvenilmez” karakteri, Batı’nın uzun vadeli projelerinin akamete uğramasına neden olmaktadır.
·         - Batı tarafından Erdoğan sonrası bir “ulusal sol” hükümet arzulansa da, -Türkiye’nin sosyolojisi buna uygun olmadığından- “ulusal sağ” ya da “Batıcı sol ve sağın bileşiminden oluşan bir uzlaşı-merkez partisi”nin iktidara getirilmesi düşünülmüştür.
·         - Türkiye’nin önceki dönemlerde olduğu gibi toplumun İslamileştirilmesi hususunda, dış politikada, ekonomide, teknolojide ve ağır sanayi alanlarında pasif ve bağımlı bir pozisyonda olması amaçlanmıştır.
·         - Darbe sonrası etnik ve mezhep temelli ayrışmalar körüklenerek Türkiye’nin Suriyeleştirilmesi hedeflenmiştir.
·         - Tasfiyesine girişilen ve “uyuyan hücreleri” de deşifre olmak üzere olan FETÖ’nün büyük bir kalkışmayla eski gücüne tekrar kavuşması ve Erdoğan başta olmak üzere bütün muhaliflerini ortadan kaldırması istenmiştir.
·         - FETÖ darbe sonrası elebaşı Fethullah Gülen’i Türkiye’nin tartışmasız lideri ilan etmeyi arzulamıştır.

















7/E Sınıfından Burcu Keleş’in Darbe Girişiminin Yenilgiye Uğraması ile ilgili konuşması.
 Darbe Girişiminin Yenilgiye Uğraması
Devleti ele geçirme yönelik yaklaşık 40 yıllık bir harekâtının neden başarıya ulaşamadığı hususu detaylı bir şekilde ele alınmalıdır. Ancak analizimizin sınırlılıkları göz önünde bulundurulduğunda genel hatlarıyla şunları ifade etmek yerinde olacaktır:
·         - Darbe girişimine yönelik özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısından sonra milletin bütün unsurlarıyla sokaklara dökülmesi ve kendi iradesi dışında gerçekleşecek dizayn girişimlerine boyun eğmemesi belirleyici ögelerden biridir. 250’den fazla şehit verilmesine ve tam olarak nasıl bir muameleyle karşılaşılacağı bilinmemesine rağmen sokaklarda kalınması darbenin püskürtülmesinde kritik bir öneme sahiptir.
·         - Türkiye’de son dönemde PKK’nin hendek sürecinin ve IŞİD’in patlayan bombalarının amacı halkın Erdoğan’a yönelik tepkisini arttırarak “darbeye müsait psikolojik meşruiyet zemini” ortaya çıkarmaktı. Ancak halkın sağduyusu ve gösterdiği psikolojik direnç sayesinde amaçlanan nitelikte bir atmosfer oluşmamıştır. Bu da darbe girişimi esnasında Erdoğan’a güçlü bir şekilde sahip çıkılmasına ve sokaklara inilmesine neden olmuştur.
·         - Darbe girişiminin hesaplanandan önce ifşa olması, FETÖ’cülerin daha erken hareket etmesine sebep olmuş ve böylelikle “Erdoğan’ı ve milleti gafil avlama” stratejisi çökmüştür. Erken harekete geçme, işlerin istendiği gibi gitmemesine ve koordinasyon eksikliklerine yol açmıştır.
·         - Darbenin emir-komuta zinciri olarak ifade edilen “hiyerarşik” bir mahiyette gerçekleşmemesi önemlidir. Zira bu durum asker içerisinde FETÖ’cü cuntaya askeri olarak karşı koymayı mümkün kılmıştır. Ayrıca halk nezdinde darbenin “dar bir klik” tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına neden olmuştur.
·         - I. Ordu Komutanı’nın darbe girişiminden kısa bir süre sonra sert bir açıklama yapması, asker içerisinde “kararsız” kesimin FETÖ’nün girişimine destek vermesini engellemiştir.
·         - Ordu içerisinde donanım açısından en seçkin birimlerden olan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın darbecilere teslim olmaması ve çatışarak önemli bir darbecinin ölümüne neden olması etkili olmuştur.
·         - 2013 yılında itibaren temizlenmeye çalışılan Polis teşkilatının Erdoğan’ın yanında durması ve darbeye -FETÖCÜ bazı unsurlar dışında- karşı halkın yanında aktif bir müdahalede bulunması önem arz etmektedir.
·         - TBMM’nin, valilerin ve siyasi partilerin güçlü bir şekilde darbeyi kınaması etkili olmuştur.
·         - İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve haberleşme ağlarının nicelik ve nitelik açısında çeşitlilik arz etmesi etkili bir unsurdur. Zira önceki darbelerde TRT’nin ele geçirilmesi yeterli olmuştur. Ancak 15 Temmuz darbe girişiminde medyanın -hamleler yapılmasına rağmen- kontrol altına alınamaması darbecilerin emellerine ulaşmalarını engellemiştir. Medyanın özgür kalması, darbenin mahiyetinin doğru bir şekilde idrak edilmesine ve toplumun darbe karşıtlığında bazı alanlara kanalize edilebilmesine imkân sağlamıştır.




















7/E Sınıfından İrem Laçinok’un Yapılması Gerekenler ve Önümüzdeki Süreç ile ilgili konuşması.
Yapılması Gerekenler ve Önümüzdeki Süreç
15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi; milletin güçlü duruşu, devlet içerisindeki çeşitli unsurların darbeci dar kadroya prim vermemesi ve medyanın iletişimi sağlıklı bir şekilde sağlaması sonucunda akamete uğramıştır. Ancak darbe tehlikesinin tamamen ortadan kalktığından söz etmek güçtür. Zira FETÖ’nün taktikleri ve kullandığı yöntemler göz önünde bulundurulduğunda ne denli sinsi bir yapılanmayla karşı karşıya bulunduğu anlaşılabilir. Devletin çeşitli birimlerine sızmış “uyutulmuş hücreler” uygun fırsat bulduklarında tekrar harekete geçebilecektir.
 Ayrıca FETÖ’nün kurumlardaki hâkimiyetinden önce etkin olan kamuoyunda “Ergenekon” olarak bilinen yapılanmanın da darbeci bir karakterde olduğu malumdur. FETÖ’nün yanı sıra “ulusalcı” olarak bilinen bu kesimin de tekrar aktif hale gelmesi göz önünde bulundurularak tedbirler alınmalıdır. Ancak uygulanacak hükümler ve alınacak tedbirlerde “adil olma vasfı” gözetilmeli ve yeni mağduriyetlere yol açılmamalıdır. İlan edilen OHAL vaat edildiği gibi devlet içindeki FETÖ’cü yapılanmayla sınırlanmalı, halka “sıkı yönetim” olarak yansıtılmamalıdır. Darbe girişiminde açık ve vahim bir istihbarat zaafiyeti olduğu da anlaşılmaktadır. Bu duruma yönelik gerekli müdahaleler de yapılmalı ve muhtemel girişimlere yönelik teyakkuzda olunmalıdır. Milletin ortak tepkisi bir partiye mâl edilmemeli; darbeye karşı oluşan farklı kesimlerin güçlü ittifakının bundan sonraki süreçte korunmasına önem verilmelidir.
Önümüzdeki süreç, özelde Türkiye genelde ise İslâm dünyası açısında ehemmiyet arz etmektedir. Darbe gecesinden itibaren sergilenen sağlam ve kararlı duruş devam ettirilebilirse, İslâm dünyasında birkaç yıl içerisinde siyasi güç dengeleri tamamıyla değişebilir. Özellikle milletin sebatı sayesinde, Batı desteğine rağmen güçlü bir grubun darbesine karşı durulabileceği hakikatinin anlaşılması bir milat olacaktır. Hatta Müslüman halklara yakın duran bazı askeri erkânın dengeleri tersine çevirecek hamlelere girişmesi beklenebilir. Ayrıca halkın kökü dışarıda olan söz konusu darbe girişimine boyun eğmemesi, ileride muhtemel Batılı teşebbüslere de verilmiş en güçlü cevap olacaktır.



















 







         ÖMER HALİSDEMİR’E AĞIT

                                                                    (On Beş Temmuz Şehitleri Anısına)




Ülkene sevdalıysan erken ölürsün çocuk
Yaşamak dururken ölüm korkutur insanı
Sen yine sevdandan vazgeçme
Bilirsin sevda büyütür insanı.

Hayallerinden vazgeçme çocuk
Ölüm korkutmasın seni yaşam capcanlı dururken
Şehitler serdarı Hazreti Hüseyin yoldaş olur sevdalıysan
Uhud kahramanı Hz. Hamza, devrim şehidi Kubilay
Ve yanında saf tutan nice Alperen ve nice Bacıyan-ı Rum.

Kara sevdaya tutulan erken ölür derler çocuk
Sen yine de vazgeçme sevdandan aziz bil vatanı.
Kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına
O vakit koskoca bir millet saf bağlar ardından.

Kuş kadar canı vardır en değme yiğidin
Vatanım dersen o vakit ölmez, dirilirsin
Çiğiltepe Kahramanı Reşat gibi,
Kut’ül Amare serdarı Süleyman Askeri
O mübarek sultan Hüdavendigar gibi…

Her devirde bir Sadeddin Köpek çıkar çocuk
Her devirde doğan güne kargış okuyup,
Gönülleri bulandıran bir meczup.
Hasmının başında togan kılıcını eksik etme o vakit
Unutma her Türk fedai doğar, her kalp ölmek için çarpar.

Sü uyur, düşman uyumaz derler çocuk
Sen uyanık kal, sen hatırla
Ardından iki yüz kırk şehit
Uyandırdı, de bizi o derin uykudan.
Sizler uyumadınız ve bizler uyandık
Ve bir parçamız bugün eksik kaldık.


Vatanı, bayrağı, milleti, devleti canından aziz bil çocuk
Kutsal bilirsen devleti, milleti bayrağı ve vatanı
Bir ulu çınara dönüşüverirsin
Delice kavrar köklerin toprağı
Ne esen bora koparır,
Ne boz bulanık akan nehrin toprağı.

Bak medh ü senalar okunuyor çocuk
Aydınlık günlerin doğumunu müjdeliyor en yanık sesler,
Sancağı Ebu Turab tutuyor
En önde Peygamberimiz Muhammed Mustafa  sallallâhu aleyhi ve sellem.

Kara sevdaya tutulan erken ölür derler çocuk
Aldırma, sen yine sevdalan, ölümüne hem de
Kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına
O vakit koskoca bir millet çağlayarak akar peşinden.

En verimli çağında toprak olmak son değildir sana.
Ölümsüzlük gelip ilişir yakana
Türk milleti saf saf olur ardında
En körpe yürekler emrini bekler
Ne esen bora koparır o vakit seni bizden
Ne de boz bulanık akan nehirler…



                                                                           Hakan Gezik

                                                                    Sosyal Bilgiler Öğretmeni









                                                            OTUZ KUŞ

Ben, babamın en hüzünlü yanıyım.
Ben, babamın aslan kahramanıyım
Öyle değil mi baba!
Gözlerin kıpkırmızı.
Çok mu ağladın?
Baba, o geceyi birde benden dinle.
Ama her zamanki gibi dinle,
Tebessümle.
Rüyamda kanat sesleri duydum, mevsim yazdı.
Kanat seslerinin ardından,
Muhteşem bir koku yayıldı etrafa.
Sanki biraz gül biraz leylaktı.
Sonra otuz kuş gördüm, hepsi beyazdı.
Otuz kuş, gökyüzüne şehadet diye yazdı.
Bir ses duydum, sala sesiydi.
“Hayırdır” dedim.
“Hayırdır” dediler.
Çukur Kuyu’daki gökyüzü gibiydi uçtukları yer.
Ve beni tutup gökyüzüne yükselttiler.
Kanatlarında kan vardı.
“Hayırdır” dedim.
Hadi sende uç,
Bizden hızlı uçabilirsin dediler.
Otuz kuş, beni boşluğa bıraktı Baba.
Birden uyandım.
“Hayrolur” dedim.
Meğer, gecesi vatanım için kâbus olacak bir güne uyanmışım.
Gökyüzünün yıldızlarını çalıp omuzlarına takan hain yüzler gördüm o gece.
Ruhları yoktu.
Korkar mı senin oğlun, korkmaz..
Korkmadım!
Zekai paşamı aradım.
“O makam senin namusundur Ömer.
Ben gelene kadar namusunu koru.
Gerekirse o vatan hainini vur.
Vazifenin sonunda şehadette var Ömer.
Hakkını bana helal et..”
Paşam, şehadet der demez,
Yine kulağıma kanat sesleri geldi.
Rüya değil bu kez.
Uyanıktım.
Muhteşem bir koku yayıldı odaya.
Bir şey oldu o an..
Sanki Ellerim, omuzlarım çeliktendi.
Sanki tek başıma tüm dünyayla savaşabilirdim.
Vatan hainine döndüm,
Arkasında karanlık yüzlü adamları vardı.
“Giremezsiniz!” Dedim.
Bir aslanın karşısında duran çakallar gibiydiler.
Ve saldırdılar.
Silahımı çekip baş haini alnından vurdum.
Yine kuşları gördüm baba.
Bana doğru uçuyordu.
Otuz kuş, kanat sesleri, vücuduma dokunan..
Ve kanatlarında kan.
Sala sesi, gökleri yırtan.
Muhteşem bir koku.
Gül mü? leylak mı? içime yayılan
Ve Çukur Kuyu’nun gökyüzü,
Masmavi, Bulutsuz ve sessiz.
Ve sessizlik…
İçimde huzur, Gökyüzündeyim.
Ama artık kuşlar beni tutmuyor baba.
Uçuyorum.
Ve onlardan hızlıyım.
Meğer ben, şehit olmuşum baba.
Bil ki yalnız değilim burada.
Yine ordudayım,
Şehitler ordusunda.
Baba, ne oldu biliyor musun?
Peygamber alınlarımızdan öptü.
Şehitlere dedi ki;
“Kardeşlerinizi tebrik edin,
Bunlar benim garip şehitlerimdir.
Çünkü sizler düşmanla savaşırken şehit oldunuz,
Onlar kardeş bildikleri hainlerle savaştı.
Sizlerin silahları vardı,
Ama bunlar silahsızdı.
Sizler tanklarla savaştınız,
Bunlarsa kendi tanklarının altında ezildi.
Sizler uçaklarla düşmanı bombalarken şehit oldunuz,
Ama bunlar kendi uçaklarından atılan bombalara göğüslerini siper etti.
Bunlar benim gariplerimdir.
Tebrik edin kardeşlerinizi.”
Baba, milletime söyle;
Al bayrağın dalgalandığı her yerde biz varız.
Paşama söyle;
Namusumu çiğnetmedim.
Anama, çocuklarıma, eşime, kardeşlerime söyle;
Deki Ömer size bir vatan bıraktı.
Çekinmeden, bu vatan bizim diyebilirsiniz.
Çünkü bedelini ödedim.
Baba, ben oğluma, Ertuğrul’a bu vatan için ölmeyi öğrettim.
Sende bana öğrettiğin gibi,
Vatan için yaşamayı öğret.
Bu vatan sizin baba!
Otuz kurşun yedim,
Bedelini ödedim.
Babacığım;
Hürmetle ellerinden öperim.
Ben, babamın en hüzünlü yanıyım,
Ben, babamın aslan kahramanıyım
Ben, vatanımın asil kahramanıyım…

                              Dursun Ali Erzincanlı
















                                         Demokrasi Şehitlerine


Sen vatan kahramanı, demokrasi şehidi
Yine bir tarih yazdın dünya bunun şahidi
Bir mucize yarattın 15 Temmuz gecesi
Can verdin vatan için yoktu bunun ötesi

O nasıl bir yürek ki, binlerce tanka bedel
Ölüm bile vız geldi, utandı senden ecel
Seninle gurur duydu Boğaziçi Köprüsü
Yeniden dile geldi Çanakkale türküsü

Seninle nöbette bak bu ülkenin tamamı
İşte böyle kutlanır demokrasi bayramı
Şimdi daha şanlı bak ay yıldızlı bayrağın
Ey şehit oğlu şehit önderisin her çağın

Yıldızları yağdırsak azdır senin üstüne
Bak adını nakşettik gönlümüzün büstüne
Şehitler asla ölmez ölümsüz her biriniz
Bil ki mahşere kadar kalbimizde yeriniz..

                                                                   Ahmet Selçuk İlkan









                          









                                      KURŞUNLARA DİZİLESİ HAİNLER



Türk ordusu şereflidir, şanlıdır

Darbeciler elleriniz kanlıdır

Zalim FETÖ bir numara zanlıdır

Kurşunlara dizilesi hainler

15 Temmuz gece zafer kutladık

Bu vatana sevgimizi katladık

FETÖ'cuların kapısını kitledik

Kurşunlara dizilesi hainler

Ulu bir çınardır Cumhurbaşkanı

Halka adar sevdasını, aşkını

Tusunami yıkar FETÖ köşkünü

Kurşunlara dizilesi hainler

Meydanlara akar insan selleri

Kim susturur vatan diyen dilleri

Kesin halka silah atan elleri

Kurşunlara dizilesi hainler

Hak adına gerçekleri yazan var

Kudretinden oyunları bozan var

Kalleşlerden aramıza sızan var

Kurşunlara dizilesi hainler

Kovanlara girmiş eşşek arısı

Ötmez artık Pensilvanya borusu

Vatanımdan defol batı hırsızı

Kurşunlara dizilesi hainler

İne gömdük it sürüsü güdeni

Affetmeyiz kanlı yolda gideni

Anlaşıldı sebepleri nedeni

Kurşunlara dizilesi hainler

Tanklar ile masum halka saldırdın

Koç yiğitler canından can aldırdın

Fermanını alçaklara bildirdin

Kurşunlara dizilesi hainler

Neler çekti zalimlerden şu atan

Şehit, gazi toprağında bak yatan

Be şerefsiz satılır mı bu vatan

Kurşunlara dizilesi hainler

Kudurmuşlar Pensilvanya itleri

Yal tükendi patlayacak ötleri

Sarpa sürdü FETÖ nalsız atları

Kurşunlara dizilesi hainler

İdam yazın paşasına beyine

Türk milleti gelmez böyle oyuna

Be ey gafil darbe senin neyine

Kurşunlara dizilesi hainler

Kimler saldı vatana bu illeti

Top tüfekle aşamazlar milleti

Amerika gönder artık cellatı

Kurşunlara dizilesi hainler

Şehit yazın ölenlerin taşına

Himmet edin yetimin göz yaşına

Yüce meclis vur yılanın başına

Kurşunlara dizilesi hainle

İbrahim der düşmanlardan kaçılmaz

Bu vatana şer tohumu saçılmaz

Çanakkale Anadolu geçilmez

Kurşunlara dizilesi hainler



                                                                                 Aşık İbrahim Demirtaş






Yorum Gönder

 
Top